6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremi 15 milyonluk bir nüfusu doğrudan etkiledi. Türkiye, tarihinin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadı. Bu tür krizlerin içinde “algı ve iletişim yetersizliğinden” başka krizler doğması doğaldır. Tüm nüfus bir anda depremde zarar görenlerin yarasına derman olabilmek için kolları sıvadı. İrili ufaklı onlarca yardım kampanyası zamana karşı yarış içinde devreye girdi.
Salim Kadıbeşegil
Nerede yanılıyoruz, neyi atlıyoruz?
Değişim ve dönüşüm her alanı olduğu gibi itibar yönetimi ile ilgili bildiğimiz doğruları da etkiliyor. Yakın geçmişe dair doğru bildiklerimiz bugün raf ömrünü tüketmek üzere! Bunun çok basit bir nedeni var; itibar kültür ve değerler üzerine yönetilmek üzere kurgulanmış “tılsımlı” bir sözcük. Yakın geçmişin değerlerinin yerini başka “doğrulara” bırakmakta olduğunu görüyoruz. Örneğin iklim krizi meselesi geleceğimizle ilgili bugünkü kadar endişe verici değildi.
Yaşamda ya İZ bırakırsınız ya da İS
Ağustos 2022’de İzmir Açık Hava Tiyatrounndaki Tedx İzmir konuşmalarında yer almıştım. Konuşmamı aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz.
Hesap Verebilirlik bir “Özgüven” meselesi!
6 Şubat 2023’de Kahraman Maraş merkezli yaşadığımız iki büyük deprem hesap verebilirlik iletişiminin ne kadar önemli ve öncelikli olduğunu da ortaya çıkardı. Kamu kurumları, sivil toplum ve özel şirketlerin böylesine büyük bir doğal afet karşısındaki performansı toplum tarafından en az depremlerin büyüklüğü kadar etkin bir şekilde sorgulandı.
Bu doğal afeti yaşamamış olsaydık bile hesap verebilirlik iletişimi itibar yönetiminin baş ucundaki konular arasındaydı.
Başarı kriterlerinin metrikleri değişmeli
Sürdürülebilirlik kavramını maalesef çok geç keşfettik. Günümüzdeki içeriği 1970’lerde de keşfedebilirdik. Beceremedik. Kulak asmadık. Hatta, bugün sürdürülebilirlik kavramının ortaya çıkmasının başlangıcı kabul edilen 1987 Brundland Raporundan bile habersiz sürdürülebilirlik stratejileri yönetmeye çalışıyor şirketler. Milat tabii ki Birleşmiş Milletler’in 1992 yılında gerçekleştirdiği RİO Konferansı. Bugün samimiyetle sürdürülebilirlik politikaları yapmaya çalışan şirketlerin öncelikle o konferansta bir konuşma yapan 11 yaşındaki Everyn Suzuki’yi dinleyerek işe başlamalarını tavsiye ederim.
Paydaş iletişim araştırmaları yol haritasıdır
İtibar yönetiminin en önemli girdisi paydaş araştırmalardır. Bu araştırmaların tasarımı ne kadar objektif, ne kadar kapsayıcı ve ne kadar tutarlı olur ise şirketlerin itibarlarını yönetmekle ilgili alacakları kararlar o oranda isabetli olur. Bu nedenle itibar yönetiminin ilk adımı kapsamlı bir paydaş haritasına sahip olmaktır.
Paydaş araştırmaları mutlaka hem iç paydaşları hem dış paydaşları hem de etkileyici paylaş olarak tanımladığımız kanaat önderlerini çok detaylı olarak kapsamalıdır.
Kurumsal değerler şaklabanlığı itibar soytarılığına nasıl dönüşür!
Çok uzun yıllar dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan Johnson & Johnson’un itibarının nereden geldiğini merak etmiş ve yeri ve zamanı geldiğinde araştırmalarımı kaleme aldığım yazılarıma bu şirketin “kurumsal değerlerinden” övgü ile söz etmiştim.
Kriz yönetimi dünyasının beylik örnek olaylarından biri olan ve Johnson & Johnson’un pazar lideri ilaçlarından biri olan Tylenol’un başına gelenler sırasında ABD’de idim ve gelişmeleri günü gününe takip etmiştim.
Neden “Gelmez Yola Gidiyoruz?
Ahlâkı ve Gezegeni Tükettik Gelmez Yola Gidiyoruz adını verdiğimiz kitap aslında insanlık tarihinin bir özeti gibi sanki. Öncelikle belirtelim bu bir “fütürist” kitap. En az 100 yıl sonrasına bakıyor!
Haziran 2015’de TEİD Etik ve İtibar Derneği’nin Zirvesinde “Gelmez Yola Gidiyoruz” başlıklı bir konuşma yapmıştım.
Gezegeni paydaş yapmayanların yaşama şansı olmayacak!
Kazan- Kazan -Kazan
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 15-22 Mart 2023 tarihlerinde düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nde yaptığım konuşma metni ve videosu.
Bu kongre için yeni bir vizyon önermesi yapabiliriz.
İkinci Yüzyılın İktisat Kongresinin vizyonu kapsamında; “insan hakları ile gezegen haklarının” ortak bir yaşam kültüründe buluşturulduğu ekonomik,
Geriye yönetilecek itibar kalmayabilir!
Biz tam bir kültür şoku jenerasyonu olduk. Teknolojiyi tek kanallı siyah beyaz televizyon ve çevir sesi gelmesi için 15 dakika beklediğimiz analog telefonlardan ibaret sandığımız yıllarda rutini bozan iki önemli gelişme vardı. Birincisi insanoğlunun aya ayak basması, diğeri ise uzay yolu dizisi. 1990’larla beraber hayatımıza giren cep telefonları ve internet kelimenin tam anlamıyla mertliği bozdu.